Direnmeliyiz! Çünkü…

Arkasında ABD gücüyle ve kaldıracağım sözü vermesine rağmen yüzde 10 barajı ve dokunulmazlıklarla, fakirin, işçinin, memurun, emeklinin asla milletvekili olamayacağı, parası olanın milletvekili olabileceği bir düzende, halkın değil, kendi belirlediği listelerle,  yüzde 50 oyu hak ederek aldığını sanıp, bu yüzde 50 oy ile her istediğini yapacağını zanneden, demokrasinin çoğunluğun azınlığa tahakkümü olduğunu düşünen bir Başbakan var…

Referandumlara alışın deyip, kendisini destekleyen liberalleri bile pişman eden, demokrasinin 4-5 yılda bir sandığa gitmekten ibaret olduğunu dayatan bir zihniyet var.

 

Yaşam tarzına müdahaleyi, kindar nesiller yetiştirerek gerçekleştirmek isteyen, ona göre eğitim reformları yapan bir iktidar var.

Önce Gezi Parkı’nda 3-5 ağaç var  diyen, havaalanında ki konuşmasında bu kez 15 ağaç var diyen ama orada en az 50 yaşında 100 ağaç olduğunu saklamaya çalışan, yalan söyleyenler var.

 

Sadece kitap okuyan, dans eden, şarkılar söyleyen insanlara gece yarısı baskınlarını, sıkılan gazları, tazyikli suları görmeyip, paha biçilemeyecek ağaçları yok sayıp direnmekten başka çaresi kalmayan insanların yaktığı araçlara paha biçenler var.
Cumhuriyet tarihinin en halkçı direnişini, düzmecelerle kurdukları mahkemelerde olduğu gibi, arkalarında gizli güçler var diyerek, karalamak isteyenler var.

 

Türk, Kürd, Çerkes, Laz, Müslüman, Hristiyan hiçbir siyasi kaygı gütmeden bir araya gelmişken hala utanmadan fitne fesat tohumları eken, halkı ikiye bölen, kutuplaştıran bir Başbakan var.

 

PKK’yı bitirdik derken, PKK’nın 30 yılda beceremediği bölünmeyi başarmak üzere olanlar var.

 

Anaları ağlamasın diye diye, Akçakale’de, Uludere’de, Reyhanlı’da anaları ağlatanlar var.

 

Yandaş medyalarıyla halkın samimi ve medeni direnişini gizleyen, çarpıtan, gazetelerinde asılsız iftiralar atan Tayyip yalakaları var.

 

Araplar sosyal medyayı kullanırken onları öven, kendi halkı kullanınca sosyal medyaya bela diyenler ve evleri basılarak gözaltına alınanlar var.

 

Ülkenin yüzde 92’si açlık-yoksulluk sınırında(Bakanlık rakamı), “11 milyon 454 bin kişi” 326 liradan daha az aylık gelirle yaşıyorken, neredeyse 3-4 Afrika ülkesi içinde barındıran Türkiye’nin dünyada yıldızı parlıyor diye halkı kandıranlar var..

 

IMF’ye borcu kapattık diye övünürken toplam borcu 500 milyar liralara çıkarttıklarından, özelleştirmelerden, deprem vergilerinden toplanan paraların IMF borcunun 5 katı olduğundan bahsetmeyenler var.

 

Irak’ta milyonlarca insanı öldüren, kadınlarına tecavüz eden Amerikan askerlerine dua ederken 70 milyonun duasını aldığını sananlar var.. Suriye’yi zalim ilan edip Amerika’ya gelince sus pus olan bir Başbakan var.

 

Unutarak, yalakalık, yandaşlık yaparak, iktidardan nemalanarak yaşayan sürüleri kendine getirmek, uyandırmak, gerçeklerden haberdar etmek ve ne derlerse desinler 3-5 ağaç! için sonuna kadar direnmeliyiz..!

Kategori: Siyasi Yazılar

Bu Yazıya Yorum Yapın